İMEAK DTO Temmuz 2026 IMO Bülteni
SİRKÜLER NO: 23.1 / 468-356 = 29/07/2026
İlgi:
İMEAK Deniz Ticaret Odası’ndan alınan 29.07.2026 tarih ve 1831/574/2026 sayılı yazısı.
İMEAK Deniz Ticaret Odası’ndan alınan ilgi
yazıda;
‘’Uluslararası Denizcilik Örgütü (International Maritime Organization-IMO) tarafından yayımlanan güncel gelişmeler, haberler ve duyurular derlenerek bilgilendirme amacıyla aşağıda sunulmaktadır.
1. IMO’nun Tehlikeli ve Zararlı Yüklere İlişkin Anlaşması 2027 Yılında Yürürlüğe Girecek
Tehlikeli ve Zararlı Maddelerin Deniz Yoluyla Taşınmasından Kaynaklanan Zararın Tazmini ve Sorumluluğu Hakkında Uluslararası Sözleşme (HNS 2010), deniz yoluyla taşınan kimyasalların ve alternatif yakıtların artan miktarı karşısında, deniz taşımacılığının küresel sorumluluk ve tazminat sisteminde önemli bir dönüm noktası olarak 29 Kasım 2027 tarihinde yürürlüğe girecekti.
Sözleşmenin yürürlüğe girmesi için gerekli şartlar 29 Mayıs 2026 tarihinde sağlanmış, böylece 2010 HNS Sözleşmesi’nin 18 ay sonra yürürlüğe girmesinin yolu açılmıştı.
IMO Genel Sekreteri Arsenio DOMINGUEZ, HNS Sözleşmesi’nin yürürlüğe girmesi için gerekli şartların sağlanmasının, deniz taşımacılığına ilişkin sorumluluk ve tazminat rejimindeki önemli bir boşluğu kapatan bir dönüm noktası olduğunu ve tazminata adil ve zamanında erişimin sağlanacağını ifade etmişti.
2010 HNS Sözleşmesi kapsamında belirlenen; en az 12 taraf devlet bulunması, bu devletler arasında en az 2 milyon grostona sahip 4 devletin yer alması ve yıllık en az 40 milyon ton HNS katkı yüküne ilişkin IMO’ya teyit verilmesi şartlarının 2026 yılı itibarıyla sağlanmasıyla sözleşme yürürlüğe girmeye uygun hale gelmişti. Nisan 2026’da Belçika, Almanya, Hollanda ve İsveç’in katılımıyla taraf devlet sayısı 12’ye ulaşmış, bu devletlerden dokuzunun 2 milyon grostonun üzerinde gemi tonajına sahip olmasıyla gerekli şart sağlanmıştı. Ayrıca 2025 raporlama yılı verileri, katkı yükü toplamının 40 milyon tonu aştığını teyit etmişti.
2010 HNS Sözleşmesi, petrol kirliliği ve tehlikeli gemi enkazlarına ilişkin mevcut IMO sorumluluk ve tazminat sistemlerini tamamlamış; diğer tehlikeli ve zararlı maddelerden kaynaklanan zararlara da benzer bir koruma sağlamıştı. Sözleşme, deniz yoluyla taşınan kimyasallar, yağlar, asitler, gübreler, alkoller, LNG ve LPG dahil 2.000’den fazla tehlikeli maddeden kaynaklanan can kaybı, yaralanma, mal hasarı, ekonomik kayıplar ile temizlik maliyetleri ve çevresel zararları kapsamıştı.
Rejim kapsamında gemi sahipleri, meydana gelen zararlardan doğrudan sorumlu tutulmuş ve bu sorumluluğu karşılamak için devlet onaylı sigorta veya mali teminat bulundurmakla yükümlü kılınmıştı. Ayrıca, taraf devletlerde HNS yükü alıcılarının katkılarıyla finanse edilen HNS Fonu aracılığıyla ek tazminat imkânı sağlanmıştı. Bu kapsamda yaklaşık 65.000 geminin sigorta veya mali güvence sertifikası taşıması gerektiği öngörülmüştü.
Sözleşme kapsamında sağlanabilecek toplam tazminat miktarı, yaşanan olay başına Uluslararası Para Fonu’nun (International Monetary Fund-IMF) 250 milyon Özel Çekme Hakkı (Special Drawing Rights-SDR) ile sınırlandırılmıştı. HNS Fonu’nun devletler tarafından yönetileceği ve katkı paylarının ihtiyaç duyulan tazminat miktarına göre belirleneceği ifade edilmişti.
29 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla HNS Sözleşmesi’ne taraf olan 12 devlet; Belçika, Kanada, Danimarka, Estonya, Fransa, Almanya, Hollanda, Norveç, Slovakya, Güney Afrika, İsveç ve Türkiye olmuştu. (Kaynak: IMO Web Sitesi)
2. IMO, Dünya Okyanuslar Günü Kapsamında Deniz Çevresinin
Korunmasına Yönelik Uygulamaların Güçlendirilmesi Çağrısında Bulundu
Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), 8 Haziran Dünya Okyanuslar
Günü kapsamında yayımladığı mesajda, deniz taşımacılığının okyanus alanının
başlıca kullanıcılarından biri olduğunu vurgulayarak, deniz çevresinin
korunmasına yönelik uluslararası düzenlemelerin etkin şekilde uygulanmasının
önemine dikkat çekti.
IMO tarafından yapılan açıklamada, deniz taşımacılığı sektörünün
deniz çevresinin korunması, kirliliğin önlenmesi, biyolojik çeşitliliğin
muhafaza edilmesi ve sürdürülebilir denizcilik uygulamalarının geliştirilmesi
bakımından kritik bir sorumluluk taşıdığı ifade edildi. Bu kapsamda IMO, Üye
Devletlere ve küresel denizcilik sektörüne, kabul edilen politikaların
uygulamaya geçirilmesi ve mevcut düzenleyici çerçevenin sahada daha etkin
şekilde hayata geçirilmesi yönünde çağrıda bulundu.
Açıklamada, IMO’nun deniz çevresinin korunmasına ilişkin
sorumluluğunu ciddiyetle ele aldığı belirtilerek, deniz taşımacılığından
kaynaklanan kirliliğin azaltılması, su altı yayılan gürültünün kontrol altına
alınması ve istilacı sucul türlerin sınır ötesi taşınımı gibi güncel çevresel
risklerin yönetilmesi amacıyla düzenleyici çerçevenin güçlendirildiği
kaydedildi.
IMO’nun 2026-2027 dönemi Dünya Denizcilik Günü teması olan
“Politikadan Uygulamaya: Denizcilikte Mükemmelliği Güçlendirmek” yaklaşımı
doğrultusunda, uluslararası kuralların yalnızca kabul edilmesinin yeterli
olmadığı, bu kuralların etkin uygulama mekanizmalarıyla desteklenmesi gerektiği
vurgulandı.
Bu çerçevede, Gemilerden Kaynaklanan Kirliliğin Önlenmesine
İlişkin Uluslararası Sözleşme (MARPOL), Balast Suyu Yönetimi Sözleşmesi,
Gemilerde Zararlı Anti-Fouling Sistemlerinin Kontrolüne İlişkin Uluslararası
Sözleşme, Hong Kong Gemi Geri Dönüşüm Sözleşmesi ile Londra Sözleşmesi ve
Protokolü’nün, deniz çevresinin korunmasına yönelik başlıca uluslararası
düzenlemeler arasında yer aldığı ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, gemilerden kaynaklanan denizel plastik çöplerle
mücadele kapsamında 2026 Stratejisi ve Eylem Planı’nın kabul edildiği ve 2030
yılına kadar gemilerden denize plastik atık deşarjının sıfırlanması hedefinin
yeniden teyit edildiği belirtildi.
Deniz taşımacılığından kaynaklanan su altı yayılan gürültünün
deniz ekosistemleri üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması amacıyla IMO
tarafından revize edilen kılavuzların deneme süresinin 2028 yılına kadar
uzatıldığı bildirildi. Bu alanda gelecekte alınacak tedbirlere yön vermek üzere
ilave çalışmalar yürütülmesinin planlandığı kaydedildi.
Gemilerde biyolojik kirlenmenin kontrolü ve yönetimi konusunda da
ilerleme sağlandığı belirtilerek, istilacı sucul türlerin taşınımının en aza
indirilmesi ve denizel biyolojik çeşitliliğin korunması amacıyla hukuken
bağlayıcı müstakil bir uluslararası düzenleme geliştirilmesi yönünde mutabakat
sağlandığı ifade edildi.
IMO açıklamasında, deniz taşımacılığından kaynaklanan sera gazı
emisyonlarının azaltılmasına yönelik çalışmaların da deniz çevresinin korunması
ve iklim değişikliğiyle mücadele hedefleri bakımından önem taşıdığı vurgulandı.
Bu kapsamda, küresel deniz taşımacılığının sürdürülebilir, emniyetli, çevreye
duyarlı ve düşük emisyonlu bir yapıya dönüştürülmesi amacıyla uluslararası
düzeyde yürütülen çalışmaların devam ettiği bildirildi. (Kaynak: IMO Web
Sitesi)
3. Cabo Verde’de Liman Dijitalleşmesinin Desteklenmesine Yönelik
Çalışmalar Gerçekleştirildi
Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), Cabo Verde’de liman
işlemlerinin dijitalleştirilmesini desteklemek amacıyla Mindelo Limanı’nda
Denizcilik Tek Pencere Sistemi’nin uygulanmasına yönelik bir ihtiyaç
değerlendirme misyonu gerçekleştirdi.
8-12 Haziran tarihleri arasında yürütülen çalışma kapsamında,
gemilerin limana varışı, limanda kalışı ve limandan ayrılışı süreçlerinde
kullanılan bilgi akışlarının tek bir dijital platform üzerinden yürütülmesine
imkân sağlayacak Denizcilik Tek Pencere Sistemi’nin gelecekteki uygulama süreci
değerlendirildi.
Denizcilik Tek Pencere Sistemi; liman idareleri, denizcilik
otoriteleri, gümrük birimleri, sınır kontrol makamları, liman sağlık
hizmetleri, göç idareleri, gemi acenteleri, denizcilik hatları ve terminal
işletmecileri arasında veri paylaşımını kolaylaştıran merkezi bir dijital
platform olarak öne çıktı. Sistemin, gemi ve yük işlemlerine ilişkin liman
prosedürlerinde idari yükü azaltması, işlem sürelerini kısaltması ve maliyet
etkinliğini artırması hedeflendi.
IMO’nun Deniz Trafiğinin Kolaylaştırılması Sözleşmesi kapsamında
Denizcilik Tek Pencere Sistemi, Ocak 2024 itibarıyla tüm IMO Üye Devletleri
için zorunlu hale gelmişti. Bu doğrultuda yürütülen çalışma, Cabo Verde’nin
uluslararası yükümlülükleriyle uyumlu dijital liman altyapısının
güçlendirilmesi açısından önemli bir adım teşkil etti.
İhtiyaç değerlendirme misyonu, IMO danışmanları tarafından Cabo
Verde Denizcilik ve Liman Enstitüsü, liman idaresi, ilgili bakanlıklar ve kamu
kurumları ile yakın iş birliği içinde gerçekleştirildi. Çalışma sürecinde
gümrük ve sınır birimleri, liman sağlık hizmetleri, sınır polisi ve göç
hizmetleri gibi kamu paydaşlarının yanı sıra denizcilik hatları, gemi
acenteleri ve terminal işletmecileri gibi özel sektör temsilcileriyle de
görüşmeler yapıldı.
Misyon kapsamında elde edilen bulgular, denizcilik ve liman
idareleri tarafından değerlendirildi ve sonraki aşamalarda atılacak adımlara
ilişkin istişareler başlatıldı.
Çalışma sonucunda, Mindelo Limanı’nda Denizcilik Tek Pencere
Sistemi’nin tasarlanması ve devreye alınmasını destekleyecek kapsamlı bir
misyon raporu hazırlanacağı bildirildi. Söz konusu raporda, IMO ilke ve
rehberleriyle uyumlu temel bulgulara, analitik değerlendirmelere, uygulanabilir
tavsiyelere ve destekleyici dijital araçların geliştirilmesine ilişkin
önerilere yer verileceği belirtildi.
Raporda ayrıca, paydaş haritalamasının desteklenmesi, yönetişim
yapısının güçlendirilmesi, kurumlar arası koordinasyonun artırılması ve
kapasite geliştirme faaliyetlerinin planlanması yoluyla Denizcilik Tek Pencere
Sistemi’nin etkin şekilde uygulanmasına katkı sağlanması öngörüldü.
Söz konusu faaliyet, IMO’nun Entegre Teknik İş Birliği Programı
kapsamında, Cabo Verde Denizcilik ve Liman Enstitüsü ile yakın iş birliği
içinde yürütüldü. (Kaynak: IMO Web Sitesi)
4. IMO’nun NextWave Girişimi Geleceğin Gemi İnsanları İçin
Fırsatları Genişletti
Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), gelişmekte olan ülkelerden
denizcilik mesleğine katılmak isteyen aday gemi insanlarının, yeterlilik
belgesi alabilmeleri için gerekli deniz hizmeti deneyimine erişimlerini
artırmayı amaçlayan NextWave Gemi İnsanları Girişimi’nin yeni aşamasını
ilerletti.
IMO, Suudi Arabistan Krallığı ve Suudi Arabistan’ın ulusal
denizcilik kuruluşu arasında pilot ortaklık olarak başlatılan girişim,
denizcilik eğitimi alan mezunların uzun süredir karşılaştığı temel sorunlardan
biri olan gemi üzerinde eğitim ve deniz hizmeti süresi edinme imkânına erişim
eksikliğini ele aldı. Aday gemi insanları, akademik eğitim ve belgelendirme
süreçlerini tamamlayabilmelerine rağmen, profesyonel gemi insanı olarak
yeterlilik kazanmak için gerekli deniz hizmeti süresini çoğu zaman sağlayamamıştı.
Pilot uygulama, söz konusu ihtiyacın hükümetler, denizcilik
sektörü ve uluslararası kuruluşlar arasında tesis edilen eşgüdümlü iş birliği
yoluyla giderilebileceğini ortaya koydu.
Suudi Arabistan Krallığı’nın yenilenen desteğiyle NextWave
Girişimi’nin ikinci aşaması, 2026-2027 döneminde kavram kanıtı aşamasından
ölçeklendirme aşamasına geçti. Yeni aşama kapsamında 30’dan fazla aday gemi
insanına gemi üzerinde eğitim imkânı sağlanması ve programın uygunluk
kapsamının genişletilerek gelişmekte olan ülkelerin yanı sıra denize kıyısı
olmayan gelişmekte olan ülkeler, Küçük Ada Devletleri ve En Az Gelişmiş
Ülkelerden adayların da programa dâhil edilmesi hedeflendi.
Programın temel hedeflerinden biri, en az beş denizcilik
şirketinin eğitim kontenjanı sağlamaya dâhil edilmesi ve böylece daha geniş,
kapsayıcı ve sürdürülebilir bir sektör ortaklığı ağının oluşturulması oldu.
Toplumsal cinsiyet eşitliği girişimin öncelikli alanlarından biri
olarak ele alındı. Program kapsamında yüzde 50 kadın katılımı hedefi
belirlendi. Ayrıca, denizde kariyer yapmak isteyen kadınların karşılaştığı
engellerin tespit edilmesi ve giderilmesine yönelik özel bir çalışma
yürütülmesi planlandı. Önceki katılımcılar arasında mentorluk, bilgi paylaşımı
ve mesleki gelişimi desteklemek amacıyla bir mezunlar ağı kurulması da
öngörüldü.
IMO, eğitim kontenjanlarının artırılmasının yanı sıra girişimin
uzun vadeli büyümesini desteklemek amacıyla küresel bir iş birliği mekanizması
geliştirdi. Pilot uygulamaya ilişkin bağımsız değerlendirme bulguları ile
mesleğe girişte karşılaşılan engellere yönelik çalışmaların, hükümetlerin,
denizcilik şirketlerinin ve diğer paydaşların ortak standartlar çerçevesinde
katkı sunabileceği bir yapının oluşturulmasına zemin hazırladığı belirtildi.
Söz konusu çerçevenin, 2026 yılında IMO ev sahipliğinde
düzenlenecek küresel bir çalıştayda sunulması ve IMO çatısı altında yürütülecek
küresel girişime daha fazla denizcilik şirketi ile IMO Üye Devletinin
katılımının teşvik edilmesi planlandı.
IMO tarafından desteklenen girişim, yeterince değerlendirilemeyen
insan kaynağını denizde gerçek kariyer fırsatlarıyla buluşturmayı, küresel
denizcilik iş gücünün güçlendirilmesini ve özellikle Küçük Ada Devletleri, En
Az Gelişmiş Ülkeler ile denize kıyısı olmayan gelişmekte olan ülkeler için
istihdam, beceri gelişimi ve ekonomik fırsatlara yönelik yeni imkânlar
oluşturmayı amaçladı. (Kaynak: IMO Web Sitesi)
5. IMO Politikalarının Uygulamaya Aktarılması Dalian Denizcilik
Üniversitesinde Ele Alındı
Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) 2026-2027 Dünya
Denizcilik Günü teması olan “Politikadan Uygulamaya: Denizcilikte Mükemmelliğin
Güçlendirilmesi” yaklaşımı kapsamında, IMO politikalarının denizcilik eğitimine
entegrasyonu Dalian Denizcilik Üniversitesinde ele alındı.
Gerçekleştirilen ziyaret kapsamında, denizcilik eğitiminin
uluslararası düzenlemeler, teknik standartlar ve uygulamalı eğitim süreçleriyle
bütünleşik şekilde yürütüldüğü vurgulandı. Üniversitede yürütülen lisans,
yüksek lisans ve doktora programlarında IMO kural ve düzenlemelerinin; deniz
hukuku, seyir, denizcilik yönetimi, denizcilik İngilizcesi ve gemi makineleri
mühendisliği gibi temel alanların ayrılmaz bir parçası olduğu belirtildi.
Üniversite yetkilileri, IMO düzenlemelerinin denizcilik eğitiminin
yönünü belirlediğini ifade etti. Bu kapsamda, Deniz Otonom Suüstü Gemilerinin
Emniyetine İlişkin Uluslararası Kod’un geliştirilmesi ve Gemiadamlarının
Eğitim, Belgelendirme ve Vardiya Standartları Hakkında Uluslararası
Sözleşme’nin kapsamlı şekilde gözden geçirilmesi süreçlerinin, nitelikli deniz
insan kaynağı yetiştirilmesi bakımından önemli etkiler doğurduğu
değerlendirildi.
Ayrıca, dijitalleşme, akıllı deniz taşımacılığı, yeşil ve düşük
karbonlu yenilikler ile dijital eğitim teknolojilerinin denizcilik eğitim
sistemlerine kademeli olarak entegre edildiği aktarıldı. Bu gelişmelerin,
denizcilik eğitiminin yöntemlerini dönüştürdüğü ve uluslararası denizcilik
standartlarına uyum kapasitesini güçlendirdiği belirtildi.
Uygulamalı Gemi Eğitimleri İncelendi
Ziyaret kapsamında, Dalian Denizcilik Üniversitesine ait eğitim
gemilerinde yürütülen uygulamalı eğitim faaliyetleri de incelendi. Otonom
operasyonlara hazır nitelikteki akıllı eğitim gemisinde, dijital ikiz
teknolojilerinden yararlanılarak gerçek operasyon senaryolarının simüle
edildiği ve öğrencilerin gemi işletimi süreçlerini çok yönlü şekilde
deneyimlediği aktarıldı.
Söz konusu eğitim modelinin, sanal ve fiziksel eğitim ortamlarını
bütünleştirerek öğrencilerin denizcilik operasyonlarını daha etkin şekilde
kavramalarına katkı sağladığı ifade edildi. Deniz Otonom Suüstü Gemilerine
ilişkin düzenleyici çerçevenin gelişiminin yakından takip edildiği ve bu
alandaki çalışmaların, geleceğin denizcilik eğitimi bakımından kritik önem
taşıdığı belirtildi.
Diğer eğitim gemisinde ise öğrencilerin sınıf ortamında
edindikleri teorik bilgileri gemi üzerinde uygulama imkânı bulduğu kaydedildi.
Makine dairesi, operasyon ve bakım süreçleri ile gemi sistemleri üzerinde
yürütülen eğitimlerin, öğrencilerin teknik bilgilerini uygulamalı deneyimle
pekiştirdiği ifade edildi.
Can kurtarma ve yangın emniyeti eğitimlerinde ise IMO
düzenlemelerinin doğrudan uygulamaya aktarıldığı belirtildi. Bu çerçevede,
Denizde Can Emniyeti Uluslararası Sözleşmesi gibi temel IMO sözleşmelerinin
önce teorik olarak işlendiği, ardından güvertede gerçekleştirilen uygulamalı
eğitimlerle desteklendiği aktarıldı.
IMO ile Akademik İş Birliği Güçlendirildi
Dünya Denizcilik Üniversitesi ile Dalian Denizcilik Üniversitesi
tarafından ortak yürütülen Denizcilik İşleri Yüksek Lisans Programı kapsamında,
denizcilik emniyeti ve çevre yönetimi alanlarında eğitim faaliyetlerinin
sürdürüldüğü belirtildi. Programın; uluslararası sözleşmeler, operasyonel
süreçler ve yönetim başlıkları üzerine yapılandırıldığı ifade edildi.
Programın başlangıcından bu yana 900’den fazla mezun verdiği ve
mezunların deniz emniyeti idareleri, denizcilik şirketleri ve farklı
ülkelerdeki denizcilik kuruluşlarında görev aldığı aktarıldı.
Ziyaret kapsamında öğrencilere IMO’nun yapısı, düzenleyici
süreçleri ve Birleşmiş Milletler sistemi içindeki kariyer imkânlarına ilişkin
bilgi verildi. Ayrıca, bugüne kadar Dalian Denizcilik Üniversitesinden çok
sayıda stajyerin IMO bünyesinde görev aldığı ve bu deneyimlerin, IMO
politikalarının uygulamaya aktarılmasına katkı sunduğu belirtildi.
Üniversite yetkilileri, öğrencilerin uluslararası denizcilik
gündemiyle erken dönemde temas kurmasının önemine dikkat çekti. Yeşil deniz
taşımacılığı, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve otonom denizcilik gibi yeni
gelişen alanlarda yürütülen iş birliğinin, denizcilik eğitiminin küresel
standartlarla uyumunu güçlendirdiği ifade edildi. Söz konusu çalışmaların, IMO
politikalarının eğitim, uygulama ve sektör kapasitesine yansıtılması bakımından
önemli bir örnek teşkil ettiği değerlendirildi. (Kaynak: IMO Web Sitesi)''
Belirtilmektedir.
Sayın Üyelerimizin
bilgilerine rica ederiz.
Saygılarımızla,
Vapur
Donatanları ve Acenteleri Derneği
Emin
EMİNOĞLU
Genel
Sekreter
Dağıtım: Tüm üyelerimiz
