Menu

Aylık Yazı Dizileri

Gemi Acenteliği

GEMİ ACENTELİĞİ

Giriş
Deniz, insanhayatının devamı için manevi bağları kuvvetlendiren bir güç ve aynı zamanda temel unsur olmuştur. İnsanlar tarafından araştırılan, incelenen, varolan şey arasındaki ilişkinin sonucunda, denizlerin insanoğlu için büyük bir kaynak olduğu belirlenmiştir.

İnsanlığın tarihi varlık alanında denizcilikte meydana getirdiği eylemler, olaylar ve eserler gerçeklere dayanarak aklın öncülüğünde, bilim yoluyla açıklanmaya, yorumlanmaya ve değerlendirilmeye çalışıldı. Denizci toplumların maddi ve manevi hayatlarının ve ilişkilerinin ancak gerçeklere dayanarak, akla öncelik verilerek bilimsel yöntemlerle güvenlik altına alınabileceği ve geliştirileceği kabul edildi.

İnsanoğlunun binlerce yıldır devam eden çeşitli araç­larla, değişik yol ve yöntemlerle, denizden yararlanma çaba ve uğraşılarının araçları bilim yoluyla geliştikçe, kapsamları çeşitlenip, alanları genişledikçe örgütlendi, güçlendi, değerlendirildi ve kendi kurallarını koyarak "De­nizci Toplumlar"-"Denizci Milletler"-"Denizci Devletler" olarak tarihi varlık alanında yerlerini aldılar. Binlerce yıllık bir düşünce sisteminde, akla, gerçeğe, bilime verilen önem ve değer yalnız eylem ve olayların açıklanmasında esas alınacak kavramlar değil, aynı zamanda oluşması istenilen davranışların, eylemlerin ve olayların da yönlendirilmesi esasını getirdiler.

İnsan topluluklarının ortak yurdu olan denizler, toprakları saran ve karayollarının bittiği yerlerde birleştirici özelliklerini açıkça ortaya koyan ve deniz ticaretinin başladığı yerler oldu. Top­lumlar ve milletler bir çok değerlerini, kültürlerini bir bölgeden diğer bölgeye; bir kıtadan başka bir kıtaya deniz yolu ile götürme fırsatını buldu. Denizlerin sağ­ladığı kolay, ucuz ve güvenli taşıma imkanlarından ya­rarlanarak mal taşınması ve mal mübadelesi ticaretine dönüştü. Bu ticaretin başlıca taşıma aracını “Gemi” olarak adlandırdı.

"Gemi”nin hukuki bir varlık, bir İşletme kabul edilmesi, donatanının, kaptanının, diğer çalışanlarının haklarının, görev ve sorumluluklarının belirlenmesi ve taşınan insan ve yükün güvenliği gibi konuların, olayların, davranışların, eylemlerin ve yapılan faaliyetlerin kurallara bağlanması ile"Deniz Ticareti” –"Deniz Hukuku" ve “Gemi Acenteliği” meydana geldi.

Geminin bir işletme olması, gemide çalışanların, taşınan yolcu ve yükün güven altına alınarak taşımanın gerçekleştirilmesi sırasında taşıyana birçok önemli görev ve sorumluluklar getirdi. Coğrafi konum itibariyle taşıyanın yabancı ülke limanlarına gönderdiği geminin, gittiği limanda görev ve sorumluluğu üstlenecek, işlerini yönlendirecek, hak ve menfaatlerini koruyacak kişi ve kuruluşlara “Liman Acentesi” (Gemi Acentesi) dendi. Liman Acentesine, atayanın çıkarlarını iyi şekilde korumak, talimatlarını en etkin ve hızlı biçimde yerine getirmek, geminin gereksinimlerine ve isteklerine ticari çıkarlara uygun olarak özen gösterilmesi şartları getirildi.

 

Hukuk

Devletlerin tarihi süreçleri içerisinde denizlerle olan ilgi ve çıkarları, denizlerin sağladığı kolaylıklardan yararlanma çaba ve uğraşısı veren girişimlerle gelişti. Değişik coğrafi alanlarda, doğal, sosyal ve iktisadi şartlar altında düşünce ve hayat tarzının oluşturduğu, birbirini tamamlayan ve bütünleştiren kültür çevrelerini meydana getirdi. Bu değişik coğrafi kültüre sahip denizci topluluklar, zamanla karşılıklı ticaret ve mal değişimlerinin gelişmesini de güvence altına aldı. Bu ticari bağlantılar, suyolları ve deniz taşımacılığı ile yapılan ticaret, değişik coğrafi bölgelerdeki ülkelerin iktisadi olarak güçlenmesine ve bu ticaretin düzenli işlemesi için suyollarının ve denizlerin kullanılmasında büyük bir güç ve beceri kaydetti. Bu güçle, denizcilik ve deniz ticaretinin örgütlenmesine, doğal ve ticari zorlukların giderilerek belirli esaslara bağlanmasına ve büyük ticaret yollarının gelişmesine önem verildi.

Denizcilikte insanların düşünce sisteminde akıl, bilim ve gerçekçilik kavramları bir bütünün ayrılmaz bir parçası olarak kabul edildi. Birbirlerini tamamlayan bu kavramlar davranışların, eylemlerin ve olayların açıklanmasında kullanılacak yol ve yöntemlerde “Bilimsellik” esası kabul edildi. Bu sistemde gerçeklere dayanan, akılcı ve bilimsel yaklaşım, denizcilik dünyasındaki bütün davranışların, eylemlerin, olayların ve yaratılan eserlerin birden fazla sebeplere dayandığını ortaya koydu.

Devletlerin deniz ve deniz kaynaklarının kullanımı ve her türlü deniz işletmeciliği ve deniz ticaretiyle ilgili çıkan sorunların kolaylaştırılması konuları uluslararası ilişkiler düzeyine getirildi. Bunlar ikili anlaşmalar, ittifaklar, konferanslar, konvansiyonlar sonucunda uluslararası kurallara uyum sağlayarak Uluslararası Deniz Hukuku'nun uygulanması şeklinde görülür.


Gemi Acenteliği ve Hukuk
Gemi Acenteliği işlemlerinin boyutları, acentenin yasal açıdan durumu hakkındaki konular çok önemlidir. Atayan ile atanan arasındaki ilişkiler, uluslararası kuralların belirlediği şartlara göre yürütülmektedir.

Gemi Acentesi olarak adlandırılan kişi veya kurum, acente atayanı veya temsil olunan kişi olarak adlandırılanı, başka bir kişiyi temsil etmek üzere yetkilendirdiğinde veya yasa açısından yetkilendirilmiş kabul edildiğinde doğar.

Türkiye’de gemi acenteliği Türk Ticaret Kanununun “Genel Acentelik” bölümünde belirtilen hükümlere tabidir. Bu kanuna göre bir acente; “muayyen bir yer veya bölge içinde daimi olarak bir işletmeyi ilgilendiren akitlere aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek edinen kişi ve kuruluş” olarak tarif edilir. Kanun temsil olunan kişiyi (gemi sahibi veya işletmecisi), üçüncü bir tarafla sözleşmeden doğan bir ilişkiye sokan kişi veya şirket olarak açıklar.
 
Gemi Acentesi, yerli ve yabancı gemi işletmeleri hesabına ve kendi adına “sözleşme” hükümleri gereğince tayin edildiği bölge içinde iş yapar. Bir acentelik ilişkisinin sonucu, temsil olunan kişinin, acentenin onu soktuğu sözleşmelerin sorumluluğunu ve yararlarını üstüne almasıdır.

Genel anlamda Gemi Acentesi bir işin, verilmiş bir görevin o iş ve/veya görevi veren kişi veya kuruluşun a­dına, Türk Ticaret Kanunu’ nun ilgili hükümleri uyarınca yapabilme yetkisinin bir başka kişiye, kuruluşa veya ku­ruma tanınabilme hakkıdır.
 
Gemi Acentesi
Gemi Acenteleri, her alanda yapılan üretimin dünya pazarlarında mübadelesine, pazarlanmasına, dağıtım ve tüketim sürecinde kolayca taşınması ihtiyacını gideren kişi ve kuruluşlardır. Bu alanda, bilgili ve yetişmiş insan gücüyle ulusal ve uluslararası ticarette Gemi Acentesi’nin etkin bir rolü vardır.

Gemi Acentesi ‘etki yaratan bir kişi veya şey; ticarette bir başkası için hareket eden’ olarak tanımlanır. Bu tanımın en önemli kısmı, ‘etki yaratan’ ifadesidir. Gemi yöneticisi ve yük sahibi acenteye, kendi çıkarlarını gözeten, talimatlarını alan, onları iyi ve kârlı sonuca eriştiren ve kendi varlığının bir uzantısı olarak bakar.

Gemi Acentesi, bir başka kişi veya kuruluşun yapması gereken resmi veya özel işlerin o kişi veya kuruluş adına en iyi şekilde yapılabilmesi için, başka kişi veya kuruluşlar tarafından tayin edilen saygın bir meslek dalıdır.

Gemi Acentesi, aynı zamanda temsilci demektir. Türk limanlarına gelen ve bayrak taşıyan deniz taşıt ve araçlarının yolcu ve yük taşımalarında, gemi sahibi, kaptanı, işleticisi, kiracısı, yük sahibi nam ve hesabına üçüncü kişi ve kuruluşlara karşı hak ve menfaatlerini bayrak ülkesi adına temsil etme yetkisine sahiptir.

Gemi Acentesi, deniz kültürünü almış kişilerden oluşur. Bir gemi acentesi, ‘Gemi Yönetiminde, Yük ve Gemi Belgelerinde, Ticari Faaliyetlerinde, Deniz Hukukunda ve Temsil Olunan Kişilerle İlişkileri konularında gemi sahibini aydınlatan ve onları koruyan kişi ve kuruluşlardır. Gemiyle taşınan yükün vasıf ve mahiyetini bilen bir mühendis, bir kimyager, bir sigortacı, bir maliyeci, bir gümrükçü, bir güvenlikçi veya bir hukukçu kadar bilgiye sahip uzmanlaşmış kişilerdir.

Gemi Acentesi, insan topluluklarının ortak yurdu olan denizlerde, toprakları saran ve karayollarının bittiği yerlerde birleştirici, özendirici, kolaylaştırıcı nitelikleri ortaya koyarak deniz ve kara ticaretini başlatan ve birleştiren kişilerdir.

Gemi Acentesi, top­lumların, milletlerin kültürünü, ortak mirasını ve değerlerini bir bölgeden diğer bölgeye; bir kıtadan başka bir kıtaya deniz yoluyla taşıyan ve yayan kişilerdir.

Gemi Acenteliği, "güvenilirlilik" esasına dayanan onurlu bir meslek dalıdır. Bir gemi sahibi acentesiz, bir acente de gemi sahipsiz düşünülemez. Her iki kuruluş birbirini tamamlar ve her ikisi de uluslararası belirlenmiş kurallar çerçevesinde görevlerini yürütürler.


Yüce Ata’ mızın 1931 yılında “Arkadaşlar, amacımız gün kazanmak değil, bütün hayatımızı gerçek hedeflere yönlendirerek, en sonunda millete bir gün eliyle tutacağı maddi eserler vermektir,” sözü, bizleri üretim yaparak eserler vermeye ve bizden sonrakilerin hedefe ulaşmasında aydınlatıcı ve izleyeceği yolu göstermemizi emretmektedir.

Saygılarımızla,
Ruhi Duman
Bostancı, 12 Ağustos 2007